Tutmaktan Korkmak
Buradan en büyük selamlar sizin olsun, kafamızda susmak bilmeyen seslere... En çok siz hakkettiniz çünkü. Elma, gelincik, yumuşak karahindiba... Anlamsız olan her şeyin en güzel bütün hali, tüm kopukluklar. Neden peki bu fazlalık, karmaşıklık? Düşün, üret üret üret. Tabularını yıkabildiğin kadar özgür, üretebildiğin kadar sen varsın. Kelimelere dökmene gerek yok, ben seni duyuyorum ve sen çok değerlisin. Ve en çok varsın, her zaman sen vardın.
Size tüm bunları söylerken kendime ne bıraktım sahiden? Bir şeyler kaldı bana da. Bazılarını yıktım, özgürüm. Düşündüm, ürettim ürettim ürettim. Başka şeyler de kaldı... Biraz anlamı yitmesi gereken şeyler, yine de yitiremediğim ama temelli gitmesini istediğim, ama hiçbir zaman gitmeyeceğini bildiğim... Kendime en büyülü sözüm. Tutmak istemediğim ve tutmayacağım en büyülü sözüm. Neden mi tutmamak adına bunca ısrarım, duyar gibiyim. Tutarsam, tutarsak büyüsü kaçar. O zaman ne mi diyelim, dileyelim?
Kendinize verdiğiniz tüm büyülü sözlerin tuttuğunuzda büyüsü kaçmaması dileğiyle...
Yorumlar
Yorum Gönder